Ukrayna’da döviz kuru neden artmıyor, artar mı?, Burak Pehlivan

Tarih: 20/07/2018 18:26:53

 

Ukrayna para birimi grivna dolar karşısında son on yılda iki büyük devalüasyon yaşadı. İlk devalüasyon öncesi bir dolar beş grivnadan işlem görürken, 2008 yılı global ekonomik kriziyle birlikte grivnanın dolar karşısında %50 değer kaybetmesiyle bu önce 10’a çıktı, sonra yaklaşık beş yıl boyunca 8’de sabitlendi. İkinci büyük devalüasyon ise 2014 yılındaki Avrupa Meydanı Devrimi sonrasında Kırım’ın Rusya Federasyonu tarafından ilhakı, o dönemde ülke sanayisinin %25’inin bulunduğu Doğu Ukrayna’daki Donbas Bölgesindeki istikrarsızlık, dış ticarette %35 paya sahip olan Rusya pazarının büyük ölçüde kaybedilmesiyle ihracatın dip yapması, yine o dönemde grivnanın çok bağlı oluğu Rus rublesinin yüksek değer kaybı, durgunluk ve tüm bunların sonucunda daralan ekonomiyle birlikte 2015 yılının şubat ayında 1 doların 35 grivnadan işlem görmesiyle yaşanırken, grivnadaki  değer kaybı bir ara %77’yi buldu. Ancak Batı’nın, Ukrayna’nın IMF ile yaptığı 17,5 milyar dolarlık antlaşmanın omurgasını oluşturduğu 35 milyar dolarlık mali destek paketini açıklaması, bankacılık sektörü başta olmak üzere ülkede gerçekleştirilen yapısal reformlar, siyasi ve ekonomik istikrarın yeniden sağlanmasıyla kur bu seviyelerden hızla geriledi, aynı yılın nisan ayında 1 dolar 21 grivnaya kadar geldi. Daha sonra kademeli olarak kur yükselse de ortalama kur

 

2015’te 22,19

2016’da 25,74

2017’de 26,7 olarak gerçekleşti.

 

Ukrayna grivnası 2018’in en iyi performans gösteren para birimi 

Amerika’da peş peşe gerçekleştirilen faiz artırımları, güçlü dolara rağmen dünyada yükselen petrol, doğalgaz fiyatları ve Ukrayna’nın enerji ihtiyacının büyük bir bölümünü ithal etmesine rağmen, grivna son bir senede Amerikan doları karşısında neredeyse değer kaybetmedi. Geçtiğimiz yılın temmuz ayında bir dolar ortalamada 26 grivnadan işlem görürken, bugün ise 26,2 grivna. Gelişmekte olan ülkelerin para birimleri 2018 yılında saydığımız nedenlerle dolar karşısında sert düşüşler yaşarken, sene başından beri Ukrayna grivnası dolara karşı %7 değer kazanarak, gelişmekte olan ülkeler arasında bu yıl en iyi performansı sergileyen para birimi oldu.

IMF ile yapılan antlaşma ilerleyemezken, Ukrayna para fonundan son ödemeyi, ancak 2017’nin nisanında alabilirken, bu durum peki nasıl sağlanıyor? Hükümetin, kuru yalnızca suni yöntemler kullanarak bu seviyelerde tutması mümkün mü? Gelin bu soruların cevaplarını ve kurun nerelere gidebileceğini beraber analiz edelim.

Öncelikle şunu hatırlatmakta yarar var Ukrayna para birimi daha önceki yıllarda diğer para birimlerine göre yüksek derece negatif ayrışma yaşamıştı, dolayısıyla karşımızda düşük bir baz var. Ayrıca, Ukrayna’da sermaye piyasaları gelişmediği ve dünya ile yeterince entegre olmadığı için, bu durum global piyasalardaki değişimlerde, Ukrayna grivnasının tepkisiz kalmasını kolaylaştırıyor.

Ukrayna’nın ihracatının milli gelire oranı %40 

Ukrayna bir şey üretmiyor, ne ihracat ediyor ki gibi sorularla sık sık maruz kalırız. Özel tüketim vergisinin yokluğunun lüks tüketimi kolaylaştırmasının etkisi, başkent Kiev’deki küçük bir kitlenin lüks arabalarını görmek ve bu kitleye hitap eden alışveriş yerlerinin, pahalı butiklerin, şık, şatafatlı restoranların, eğlence yerlerinin varlığı, buna karşılık üretim tesislerinin çoğunun ise gözden uzak yerlerde bulunması, özellikle Ukrayna’ya kısa süreli gelenlerde, Ukrayna’nın üretimi sınırlı ama tüketimi çok olan bir ülke olduğu önyargısına neden olur. Böyle bir ülkede kurun nasıl bu şekilde sabit kaldığı birçok kişiyi şaşırtır. Ancak sanılanın aksine Ukrayna’nın ciddi bir üretimi, milli gelirine oranla ise ciddi bir ihracatı var. Türkiye GSMH’sının yaklaşık %20’si kadar ihracat yaparken, Sigma Bleyzer Yatırım Fonu’nun bilgilerinden yararlanılarak hazırladığım aşağıdaki tabloda da görebileceğiniz gibi Ukrayna’da bu oran %40’ları buluyor

 

Ukrayna Makroekonomik Göstergeler
               
  2012 2013 2014 2015 2016 2017 2018t
GSMH 173 180 130 87 94,4 104 113
Büyüme 0,2 0 -6,6 -9,9 2,3 2,5 3
Kur 8,1 8,2 15,8 22,2 25,7 26,7 29
Cari Denge -8,3 -9,2 -3,5 -0,2 -3,8 -3,7 -3,5
İhracat 64 59 51 35 34 40 43
İthalat 86 81 58 39 40 49 52
İhracat/İthalat Karşılama oranı 74,4 72,8 87,9 89,7 85,0 81,6 82,7
Merkez Bankası Rezervleri 24,5 20,4 7,5 13,3 15,5 18,8 21
Yabancı Sermaye 8,4 4,5 0,4 3 3,3 2,3 5

 

 

Ukrayna’nın son 6 yıllık makroekonomik verilerinin olduğu bu tabloyu okumaya devam edelim. Milli gelir dolar bazında, Avrupa Meydanı sonrasında yüksek devalüasyon ve sert ekonomik küçülmeyle yarı yarıya düşerken, ihracattaki düşüş, ithalattakinin çok gerisinde kalmış, dış ticaret açığı azalırken, 2013’den bu yana cari dengede GSMH’nın %5,5’i kadar  iyileşme sağlanmış. Her ne kadar doğrudan yatırımlar azalsa da, yurtdışından sağlanan mali destek de düşünüldüğünde, ülkenin döviz rezervleri 2013 seviyesine geri döndürülmüş. Dış destek, yeniden tesis edilen siyasi istikrar, gerçekleştirilen yapısal reformlar, ekonomiye artan güven ve iyileşen dış ticaret dengesi hep beraber kura olumlu yansımış.

Aşağıda, Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerinden yola çıkarak oluşturduğum  tabloda ise, Ukrayna ve Türkiye’deki ihracatın, ithalatı karşılama oranlarını karşılaştırıyorum. İki ülke arasında son altı yılda bu kritere göre Ukrayna lehine ciddi bir ilerleme olmuş, makas açılmış, ağırlıklı olmamakla birlikte ortalamada neredeyse 20 puanlık bir fark oluşmuş.

 

İhracatın İthalatı Karşılama Oranı Türkiye ve Ukrayna 
               
  2012 2013 2014 2015 2016 2017 Ortalama
Ukrayna 74,4 72,8 87,9 89,7 85 81,6 81,9
Türkiye 64,5 60,3 65,1 63,4 71,8 67,1 63,3

 

 

Ukrayna’nın son 5 yılda yazılım ihracatı 5 katına çıktı 

Türkiye’nin turizm ve nakliye gibi sektörlerden azımsanmayacak bir geliri var ama hizmet gelirlerinde Ukrayna, milli gelire oranla çok daha iyi durumda. Ukrayna,  dünyada en çok sertifikalı IT uzmanı olan 5. ülke. Avrupa Meydanı öncesinde yılık 1 milyar dolar seviyesinde olan bilişim teknolojileri ihracatı  Geçtiğimiz yıl 3,5 milyar doları buldu. Bu yıl ise 4,5 milyar dolar olarak gerçekleşmesi bekleniyor. 5 yılda yazılım ihracatı neredeyse  5 katına çıktı. Doğalgaz ve petrol transitinden yılda 2 milyar dolar, mill gelirin aşağı yukarı %2’si kadar gelir elde ediliyor. Ancak ülkenin ihracattan sonra en büyük döviz kaynağı yurtdışı işçi dövizleri.

Milli gelirin %10’unu aşan işçi dövizi önemli bir gelir ve döviz kaynağı

Bugün Ukrayna’nın çalışabilir nüfusunun  yaklaşık %16’lık bölümü yurtdışında geçici ya da sezonluk işçi olarak çalışıyor. Çok değil 5 yıl önce komşu Polonya’da çalışan Ukraynalı sayısı 250 binken, bugün 1,5 milyonu geçmiş durumda. Yurtdışında çalışan, Ukraynalılar, Merkez Bankası verilerine göre yılın ilk çeyreğinde resmi kanallarla ülkelerine 2,6 milyar $ gönderdiler. Bu geçen yılın aynı dönemine göre %34, 2015’e göre ise %75 artış demek. Üstelik, Rusya ile para transferinin yasak olduğu düşünüldüğünde, aynı şekilde başta Polonya olmak üzere komşu ülkelerde çalışan Ukraynalılar’ın beraberlerinde de döviz getirdikleri göz önüne alındığında reel yurtdışı işçi dövizlerinin resmi istatistiklerden %40 kadar fazla olduğu düşünülüyor. Bu durumda bu yıl 10-12 milyar dolar, yani ülke gayrisafi milli hasılasının en az %10’u kadar da işçi dövizinin ekonomiye girdiğini görmüş olacağız. Bu kaynak bile tek başına ülkenin dış ticaret açığını kapatıyor.

İktisatçı değilim, kaldı ki iyi iktisatçılar, döviz kurlarının seyrini doğru zaman ve doğru rakamla tahmin edebiliyor olsalardı, sanırım bugün dünyanın en zengin insanları arasında birçok iyi iktisatçıyı görürdük. Ancak veriler ışığında Ukrayna’da döviz kurunun sene sonunda kadar hatta mart ayındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar nasıl seyredebileceğini tahmin edebiliriz.

IMF Antlaşması’nın devamlılığı, kurun istikrarı için en önemli faktör 

Ukrayna, bugün için buzdolabında olan ve 2019 ayının mart ayında sona erecek  IMF antlaşmasını yeniden canlandırmaya çalışıyor, zira 17,5 milyar $’lık mali paketten bugüne kadar, en son tranşı on altı ay önce olmak üzere yalnızca 8,4 milyar $ alınabildi. Bu çerçevede, fonun üç talebinin yerine getirilmesi gerekiyor.  Bunlardan en önemlisi, mecliste kısa bir süre önce kabul edilen ama IMF’in talepleriyle tam uyumlu olmayan yolsuzlukla mücadele mahkemelerine ilişkin yasada gerekli değişiklilerin yapılması. Bir diğeri daha önce Ukrayna’nın taahhüt ettiği gibi, hanehalklarının kullandığı gaz fiyatlarının piyasa fiyatlarına yükseltilmesi, sonuncusu ise bütçe açığının milli gelirin %2,5’unun altında tutulması. Ukrayna liderliği seçimlere kadar kuru düşük ve istikrarlı götürmeye çalışacaktır, zira alım gücü yüksek, reel gelirleri artmış bir seçmen kitlesiyle seçime girmeyi tercih edeceklerdir. IMF ile araba devrilmediği sürece kurda büyük dalgalanmaların yaşanması güç bir olasılık, bir şekilde IMF ile anlaşılacak ya da en azından süreç canlı tutulmayacak çalışılacaktır. Ukrayna’nın kış aylarında yüklü doğalgaz ödemeleri ve yıl sonundaki devlet harcamalarından ötürü yıl sonu ve yıl başlarında grivnada geleneksel olarak yaşanan değer kaybını önlemeye çalışmak iktidarın önünde zorlu bir sınav olacaktır. Üstelik bu yıl kuru zorlayabilecek bir iki faktör daha var. Ülkenin bağımsızlığını kazandığı ilk yıllardan beri değişmeyen kur, kambiyo rejimlerine ilişkin geçen hafta çıkarılan, devrim niteliğindeki yasanın 7 aylık bir uygulama süresi olacak. Bu yasa, Ukrayna’dan dışarıya para çıkarılmasını, yatırım yapılmasını oldukça kolaylaştıracak. Aynı şekilde Merkez Bankası, kriz sonrası koyulan, kur kontrollerine ilişkin idari tedbirleri kademe kademe kaldırdı, kaldırıyor, serbestleşme devam edecektir.  Bunlar da kuşkusuz kur üzerinde önümüzdeki altı ay, bir yıllık perspektife baskı yapacaktır ancak tüm bunlara rağmen, kurun istikrarlı seyrini sürdürmesini haklı çıkaracak yeterince parametrenin varlığı da bir gerçek. Gözler IMF antlaşmasının seyrinde olacak .

 

Burak PEHLİVAN

Uluslararası Türk Ukrayna İşadamları Derneği(TUİD)

Yönetim Kurulu Başkanı

www.burakpehlivan.org

http://twitter.com/bpehlivan

https://www.facebook.com/pages/Burak-Pehlivan/170855116313709



Kaynak : -