Mesut Erk yazdı: Zakkum, kişniş, anason…

Tarih: 10/06/2019 11:02:37

Mesut Erk'in kaleminden... Volodimir İvanoviç ve eşi Yuliya, “Bu çiçeğin adı ne?” diye soruyorlar. Fethiye sahilde kanalların kenarında ve evlerin çitlerinde rengârenk açmış olan zakkumları göstererek.
 

Bir an şaşırıyorum. Bir işe yaramaz diye bildiğim zakkum bitkisini çicek olarak hiç düşünmediğim geliyor aklıma.  Tabii ki doğal olarak bu bitkinin Rusçasını da bilmediğim.

Zaporojeli misafirlerim altı yaşındaki oğulları Svyatoslav’ı da yanlarına alıp hemen zakkumların önüne dizilmişler bile.  “Haydi fotoğrafımızı çek!” diye işaret ediyorlar.  Bayram çocukları  mutlulukları var yüzlerinde.  İlk defa Fethiye’ye geliyorlar. “Her şey dahil“ tatil sistemi dışında ilk defa benimle , tur firmalarının “individual tour” diye satmaya çalıştıkları türden, bireysel geziye çıktılar.

O zaman öğreniyorum telefonumun internetinden zakkumun İngilizce ve Rusça isminin aynı (oleander) olduğunu.  Söylüyorum bizimkilere. Yuliya hemen itiraz ediyor. “Coriander bu değil, biz yemeklerde kebaplarda kullanıyoruz, fesleğen gibi bir çeşit ot, baharat” diyor; bu da yenir mi?” diye soruyor.

Bir an “oleander” degil “coriander” dediğine dikkat etmiyor ve panikliyorum.  Oysa coriander’ı (kişniş) ben de seviyorum ve etli yemeklerimde kullanıyorum. Zakkumun sütünün insanı zehirleyebilir oluşundan ve onların tadına bakma merakı olabileceği düşüncesinden kaynaklanan bir panik hali. Sonra anlaşıyoruz. Sohbetimiz içinde  “oleander” ve “coriander”  kaynayıp gidiyor.

 

 

Zaman su gibi akıp gidiyor. Daha bir hafta evvelki Fethiye seyahati  ve Ramazan Bayramı telaşı ne kadar uzaklarda kaldı.  Zaporoje’ye döndüm ve hafta sonu evde internete “Türkçe rock müzik” yazıp bahtıma çıkanlar eşliğinde rehavet ile haberlere göz gezdirmekteyim.

Kardeşim Ömer’i aramam gerektiği geliyor aklıma.  Kardeşime ve edebiyat öğretmeni eşine yukarıdaki olayı da anlatıyorum dil üzerine sohbetlerimize paralel… O anda kanalda “Zakkum – Ben Ne Yangınlar Gördüm” şarkısı çalmaya başlıyor. Ses bizimkilere dek ulaşmış olmalı, yaşlanmış olan benceğiz ile dalga geçiyorlar.  “Abi rock müzik ha? 30 yaş gençleştin artık, zakkum sohbetimize de tam denk geldi…”  Ortaya konuşma düğmesi açık telefonun diğer tarafından Serap sesleniyor: “Ömer, söyle Anason parçasını çalsın abin.”  Şarkının sözleri delikanlılıkta “damar” tabir edilen cinsten; ” Anason kokarken sofralar /Yaşlandırıyor seni aynalar /Her geçen yıl birer birer /Masadan eksiliyor dostlar.”

Müzik beni alıp götürüyor. Daha geçen hafta gelip geçen Fethiye–Denizli seyahatim,  misafirlerim, bayram telaşı, kasabamızda tekrarlanan yerel seçim heyecanı.  Seçimlerde aktif olarak çalışan abimin arkadaşı, Denizli milletvekili Av. Kazım Arslan.  Daha bir hafta evvel bizimkiler ile aynı fotoğraf karesindeydi,  ama şimdi sonsuzlukta. İyi insanların hep mi acelesi var?

 

 

Çalışkan, sevgili Kazım Arslan. Devletimizin parlamentosunda  “adam gibi adam” olanlardan bir kişi daha eksildi.

Dün bu yaşananlar mı uzak?  Gençliğim mi ? Memleket mi?

 

“Zakkum Müzik Grubunun” pırıl pırıl gençlerden oluştuğunu bilmiyor musunuz?

Zakkumların tıpta ilaç yapımında kullanıldığını da biliyorsunuz o zaman…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



Kaynak : ukraynahayat.com